Çocuk Yetiştirmede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Farkındalığı

Çocuk Yetiştirmede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Farkındalığı

Bu yazımda toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığına sahip çocukların nasıl yetiştirilebileceğinden  bahsedeceğim.

Toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığına sahip ve hayatın her alanında fırsat ve adalet eşitliğinin sağlanmasına dikkat eden bir toplum için ilk olarak mikro çerçevede aileyi bu konuda güçlendirmek hayati bir öneme sahiptir ve tabii ki en büyük rol ebeveynlere düşmektedir. Çocuklar iki yaşından sonra cinsiyetler arasındaki fiziksel farklılıkları ayırt etmeye başlarlar. Üç yaşından itibaren de cinsiyetleri davranışlarla ilişkilendirirler. Tam da bu kritik dönemde toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin çocuklara inşa edilmeye başlanması büyük bir önem taşımaktadır. Üç yaş, bu konular için kulağa erken gelebilir ancak çocuklar dinlediği masallardan, izlediği çizgi filmlerden, içinde bulunduğu kültürden veya çevresindeki insanlardan dolayı zaten cinsiyetçi, zararlı söz ve davranışlara maruz kalmaya başlamışlardır.

İlk olarak çocuğunuzla kendi bedenini tanıma, sahip olduğu haklar ve toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında dürüstçe ve onun anlayabileceği bir şekilde konuşmalısınız. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir dünya için neler yapabileceğinden bahsedebilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzun sizi dinlediği gibi sizde onu dinleyin ve onunla konuşurken kendi fikirlerini ifade edebilmesi için onu destekleyin. Böylelikle ileride karşılaşacağı sorunlara karşı duyarlı ve nasıl davranılması gerektiğini bilir.

Ev ve bakım işlerini aile üyeleri arasında eşit bir şekilde paylaştırın. Çocuğunuza işleri beraber ve eşit bir şekilde yapabileceğinizi gösterin. “Küresel düzeyde, cinsiyete göre ücretsiz bakım işlerine ayrılan zaman: Erkekler – Günde 1 saat 41 dakika, Kadınlar – Günde 4 saat 19 dakika” Bunun sonucunda ise doğal olarak kadınlar okula gitme, kendisini geliştirebileceği faaliyetlere katılma ya da ücretli işlerde çalışma gibi fırsatları kaçırmaktadırlar.

Çocuğunuza dünyanın sadece kendi çevresiyle sınırlı kalmadığını, çok fazla çeşitliliğin olduğunu ve insanların birbirlerinden farklı olabileceğini, önemli olanın gerçekten saygı duymak olduğunu ifade etmelisiniz ve tabii ki bunları ifade etmekle beraber sizde rutin hayatınızda söz ve davranışlarınızla onlara gönderdiğiniz mesajlara çok dikkat etmelisiniz. Daha iyi anlayabilmesi için onu farklı cinsiyetlere ve etnik kökenlere sahip rol modellerle tanıştırabilirsiniz.

Bir ebeveyn olarak kesinlikle dikkat etmeniz gereken bir konu da içinde bulunduğumuz ataerkil toplum anlayışıdır. Bu anlayış çocuğunuzun toplumsallaşma sürecinde geleneksel cinsiyet rollerine göre düşünmesini, davranmasını empoze edecektir. Mesela kadınlardan itaatkar, bağımlı, otoriteye uyum sağlayan, çocuk yetiştiren özelliklere sahip bireyler olmasını isterken erkeklerden ise bağımsız, lider, rekabetçi ve baskın karakterde bireyler olmasını ister. Ancak çocuğunuzla beraber bu anlayışı sorgulayarak bu algının çocuğunuzun sahip olduğu potansiyele ve umutlarına ket vurmasına fırsat vermemiş olursunuz.

Çocuklar çeşitli alanlarda cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldıkları eşitsizlikler, kalıp yargılar yüzünden dezavantajlı olduklarını düşünebilirler ancak bu yargıları beraber yıkabileceğinizi çocuğunuza hissettirmelisiniz. Eğer bir alanda kendisini geliştirmek istiyorsa onu ne olursa olsun desteklediğinizi bilmesi çok önemlidir. Ayrıca eskiden beri süregelen ataerkil düzenin getirdiği basmakalıp yargılara çocuğunuzla beraber dur diyerek onun özgüvenine ve kişisel gelişimine olumlu yönde katkı sağlamış olursunuz.

Genel olarak bahsettiğim ataerkil toplum anlayışını, eşitsizlik üzerine kurulmuş bu düzeni yıkmayı ve insanların bu konularda farkındalık kazanmaları bir anda oluşan bir süreç değil fakat süreci hızlandırmanın bizim elimizde olan bir durum olduğunu unutmayalım.

Çocukların izlediği çizgi filmleri, dinlediği masalları toplumsal cinsiyet eşitliği açısından inceleyeceğim bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

yazı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde Sosyal Hizmet 3. sınıf öğrencisiyim. Toplumsal cinsiyet eşitliği, göç, insan hakları, mülteci hakları ve çocuk hakları konuları ile ilgileniyorum ve bu konular üzerine eğitimlere, çalışmalara katılıyorum. Göç alanında aktif gönüllülük yapıyorum. Kitap okumayı ve yeni yerler keşfetmeyi, denize gitmeyi çok seviyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.