Uzay Araştırmaları Para ve Kaynak İsrafı mıdır?

Uzay Araştırmaları Para ve Kaynak İsrafı mıdır?

Eminim ki bu soruyu bir yerlerde duymuş veya okumuşsunuzdur. Bir kesim, uzay araştırmalarına yatırılan para ve kaynağın, dünyadaki farklı sorunlar için (örneğin iklim krizi, sosyal eşitsizlikler, yoksulluk, adalet vb.) kullanılabilecekken, uzay araştırmalarına yatırılmasını gereksiz ve savurganca buluyor. Peki uzay araştırmaları neden önemlidir? Gelin birlikte bunu inceleyelim.

Uzay araştırmaları sanıldığı gibi ülkelerin bütçelerinin büyük bir payını kullanmaz. En yüksek bütçeye sahip NASA, Amerika Birleşik Devletleri bütçesinin sadece %0.5’ini kullanmaktadır. Diğer uzay ajansları ve ülkeleri bu oranın daha da altında bulunmaktadır. Bütçe kullanımını bir kenara koyarsak, uzay ajansları ve araştırmaları ülkeye katma değer sağlamaktadır. Yüksek kalitede iş imkanı öne sürmesi ve ülke ekonomisine katkıda bulunması ile bulundukları ülkelere ve global olarak çalışanlara katkı sağladığı görülmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz sorunlardan bir örnek verecek olursak iklim krizi ile mücadelede uzay araştırmaları olumlu yönde katkı sağlamaktadır. Uzay araştırmaları için üretilen/geliştirilen birçok proje bizlere yeryüzündeki sorunlarımızı çözmemizde yardımcı olmaktadır. Mars’ta yetiştirebilmek üzere geliştirilen bitkiler veya Uluslararası Uzay İstasyonunda (ISS) farklı koşullara dayanıklı yetişebilen bitkiler küresel ısınma sonucunda değişen iklime dayanıklı bitkileri yetiştirmemize önayak olacaktır.
ISS’te yapılan araştırmalar insan vücudu hakkında da bize bilgiler vermektedir. Yapılan deneyler ile hastalıkların gelişimi hakkında daha fazla bilgiye erişebilmekteyiz. İlaç iletim sistemleri (drug delivery system) ve buna bağlı etkenlerin sağladığı bilgi birikimi, bizlerin de insanlığa ve canlılığa dair bilgilerimizi arttırmakta ve yeni ilaç tasarımları ile tedavilerin önünü açmaktadır.

 

NASA’s Matt Romeyn in the Veggie Lab of the Space Station Processing Facility at the agency’s Kennedy Space Center in Florida. (NASA/Cory Huston)

 

Uzay Araştırmaları Sırasında Geliştirilen Ürünler/Sistemler

Biyoloji dışında birçok farklı alanda da uzay araştırmaları için geliştirilen/üretilen ve bizim günlük hayatta da kullandığımız birçok ürün ve sistem vardır. Bunları bir liste halinde sıralayacak olursak;

1- Çizilmeye dayanıklı lensler: NASA, çizilmeye dayanıklı astronot başlıkları üretmeye başladıktan sonra, Foster-Grant şirketine deneylere devam etmeleri için lisans verdikten sonra bu lensler günümüzde birçok güncel gözlüğünde ve numaralı gözlükte kullanılmaktadır.

2- İnsülin pompası: şeker hastalarının kan değerlerini ölçerek, gerekli insülin miktarını sağlayan küçük bir cihazdır. Bu ürün Goddard Space Flight Center tarafından, astronotların vital sinyallerini gözlemlemek için geliştirdikleri bir cihazdan adapte edilerek geliştirilmiştir.

3- İtfaiye araçları: Uzay giysileri için geliştirilen ısıya ve aleve dayanıklı giysiler günümüzde itfaiye çalışanlarının kıyafetlerinde kullanılmaktadır. Bazı ülkelerde ise, astronot yaşam sisteminde kullanılan soğutma sistemi model alınarak geliştirilen itfaiye çalışanı giysileri bulunmaktadır.

4- LASIK: Göz numarası düzeltme işlemi olarak bilinen LASIK teknolojisi, uzayda yerçekimsizliğin göz hareketlerini, saniyede kaç frame algılandığını ve işlendiğini anlamak için geliştirilmiş bir izleme aracıdır.

5- Su arıtması: 1970 yılında NASA, astronotların tatsız ve güvenli suya erişimi için iyodin ve kartuş kullanarak su artıma filtreleri geliştirmiştir. Şu anda bu filtreler standart haline gelmiştir.

6- Kablosuz kulaklık: Astronotların birbirleri ile ve Dünya üzerindeki ekiplerle rahat bir şekilde iletişimde bulunmaları için NASA tarafından kablosuz kulaklığın prototipi icat edilmiştir.

7- Kameralı telefonlar: Günümüzde herkesin telefonunda bulunan kameralar, ilk olarak 1990 yılında NASA JPL’de, uzayda yüksek kaliteli fotoğraflar çekilmesine yardımcı hafif ve küçük kameralar olarak üretilmiştir.

8- CAT ve MRI: Hastanelerde tanı için ve birçok başka alanda da sıkça kullanılan CAT ve MRI görüntüleme cihazları, Apollo uzay görevi sırasında Ay’ın görüntülerini sinyal teknolojisi ile oluşturmak için bulunan görüntüleme yöntemleridir.

Bu listeye ek olarak kısaca isim olarak birkaç ürün daha sıralarsak; hava temizleyici, memory foam, egzersiz makineleri, buza/buzlanmaya dayanıklı uçaklar, LED (Light-emitting diodes, beyin kanseri ameliyatına yardımcı), 3D yiyecek yazıcısı, bilgisayar için mouse, modern atletik spor ayakkabılar (şok emici özellikli), teflon, dijital fotoğraf, uzay battaniyesi (hafif ve ısıtıcı olması ile günümüzde dağcılar ve itfaiyeciler tarafından yoğunlukla kullanılmaktadır), modern güneş panelleri (geliştirme), kablosuz elektrikli el aletleri ( örneğin elektrikli matkap), LVAD (Left Ventricular Assist Device) (yapay kalp pompası, ameliyatlar sırasında yardımcı bir cihaz), kulak termometreleri, dijital mamografi teknolojisi, Lazer Anjiyoplasti, ses ile kontrol edilen tekerlekli sandalyeler, fiber optikli forcepler, implant edilebilir kalp defibrilatörleri…

 

Credit: DALL-E ile bu yazı için oluşturulmuş bir görsel

Belki uzay araştırmaları denilince bazılarına uzay kadar uzak çağrışımlar yapıyor olabilir. Ancak bu alanda yapılan araştırmalar dahilinde üretilen ve icat edilen birçok ürün ve teknoloji yine insanlık yararına kullanılmakta, fark etmesek bile günlük hayatımızın içinde entegre olmuş bulunmaktadır.

 

Credit: iStock

Ancak önemli bir nokta daha var. Uzay araştırmaları sadece yukarıda saydıklarımızdan ibaret değildir. Aynı zamanda insanlığın içindeki tükenmez, yanan o bilgi ateşi ve bilme arzusu bizleri bu araştırmalara itmektedir. Bir saf bilgi arayışını da içerisinde barındırmaktadır. Eminim ki birçoğunuz kendinize sormuşsunuzdur; ben kimim? Neden buradayım? Evrendeki yerim ne? Evrende yalnız mıyız? Neden bildiğimiz kadarıyla sadece Dünya üzerinde bir yaşam var?

Bu soruların cevaplarını da yine göklerde aramaktayız. Uzay araştırmaları/çalışmaları birçok insana umut ve motivasyon sağlamaktadır. Bilgi üretilirken bir yandan da felsefeye dair sorular üretmekte ve felsefe alanında da yeni bir araştırma alanı açmaktadır.

 

Orion’s Optical Navigation Camera Captures Earth (NASA)

Merak ettiğimiz sorulara yanıt bulmak için, her milletten ve cinsiyetten insanın katılabildiği büyük bir topluluktur. İlgi çekiciliği ile çocukları bilime yaklaştırmakta, herkesin ilgisini çekebilecek bir bölüme sahip olmaktadır. Günümüzde ise birçok yeni meslek grubu ortaya çıkmaktadır. Astrobiyologlar, uzay hukukçuları, uydu teknoloji uzmanı, cyber architect, farklı gezegenlerdeki olası yerleşim yerlerini tasarlayan mimarlar/iç mimarlar, sosyal bilimciler, reklamcılar, halkla ilişkiler uzmanları, uzay psikologları vb.

Uzay araştırmaları bir israf mıdır?

Uzay araştırmaları bir israf değildir ve insanlığın gelişimi için yatırım yapılması gereken önemli bir alandır. Maalesef gezegenimizde birçok sorunla karşı karşıyayız, hem doğamızı korumak üzerine, hem de sosyal ve politik olaylar sebebi ile. Ancak bu sorunlara çözümü uzay araştırmalarına yapılan desteği keserek bulmamız mümkün değildir. Bu sorunları, sorunu çözecek gerçekçi, akılcı ve bilime dayalı yöntemler ile çözmek mümkündür.

 

Yerçekimsiz ortamda ateş/alev incelemeleri. (NASA)

Blog yazımı sonlandırırken sizlerle James Webb Uzay Teleskobundan çekilen bu görüntülerini ve Mustafa Kemal Atatürk’ün o meşhur sözünü paylaşmak istiyorum:

“İstikbal göklerdedir;
Çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlarından asla emin olamazlar…
Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek seviyede, gökte seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın.
Ey Türk Genci! Kısa Zamana gökte seni bekleyen yerini alacaksın.”
15 Mayıs 1925- Türk Tayyare Cemiyetinin açılış töreni.
― Mustafa Kemal Atatürk

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. Merakla kalın!

Carina Nebulası (Credits: NASA, ESA, CSA, and STScI)

Stephan’s Quintet (Credits: NASA, ESA, CSA, and STScI)

SMACS 0723 (Credits: NASA, ESA, CSA, and STScI)

Referanslar:

nasa.gov

science.howstuffworks.com

eu.usatoday.com

planetary.org

goodreads.com

youtube.com/@planetarysociety

M.Sc. Student : University of Bonn | yazı

Elif Asena, Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olmuştur. Şu anda, Almanya'da Bonn Üniversitesinde Evrimsel Biyoloji ve Paleobiyoloji alanında yüksek lisansına devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir