İrem Sepil | Bilim İnsanı

İrem Sepil | Bilim İnsanı

Görünürlük Çalışmalarımızda Bilim İnsanı/Araştırmacı İrem Sepil Bizlerle!

İrem’i Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.


Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Ben İrem Sepil. Lisans eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünde 2005 yılında tamamladım. Sonrasında 2 sene University of California Los Angeles (UCLA)’da laboratuvar asistanı olarak çalıştım. O süreçte evrim biyolojisine ilgi duymaya başladım ve 2008 yılında Oxford Üniversitesi Zooloji Bölümünde kuşlarda bağışıklık sistemi genlerinin evrimleşmesi üzerine doktora çalışmalarıma başladım. 2012’de doktora tezimi teslim ettikten bir hafta sonra kızım Sera dünyaya geldi ve 2014 yılına kadar kariyerime bir ara verdim. 

Sonrasında yine aynı bölümde erkek meyve sineklerinde yaşlanma ve üreme üzerine doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmaya başladım. Bu pozisyonum 2020 yılına kadar devam etti. Bu süreçte kızım Mila dünyaya geldi. 2020 yılından itibaren ise önce İngiliz devletinden aldığım bir araştırma bursu ve geçen ay Royal Society’den aldığım bir araştırma bursunu takiben Oxford Üniversitesi Zooloji Bölümünde erkek meyve sineklerinde yaşlanma ve beslenmenin yavrular üzerindeki etkisini araştıran kendi grubumu kurdum. Aynı zamanda son iki yıldır Oxford Üniversitesi St Hilda’s College’da evrimsel biyoloji alanında lisans dersleri veriyorum.

Çalışma alanınız nedir? Bu alanı neden seçtiniz? 

Kendimi bir evrim biyoloğu olarak tanımlıyorum. Şu anda üzerine çalıştığım ana proje erkeklerde yaşlanma ve beslenmenin üreme kapasitesi ve yavruların sağlığı üzerindeki epigenetik etkilerine bakmak üzerine. Yaşlanma, eşeysel seçilim, gen dışı kalıtım, yaşam tarihi dengesi, davranış ekolojisi genel olarak ilgilendiğim alanlar.

Moleküler biyoloji ve genetik okumuş olmama rağmen kariyerimi belirleyen üniversitede aldığım evrim dersi oldu. Bu konunun ve alanın beni çok etkilediğini ve heyecanlandırdığını anlamamla bu konuda uzmanlaşmaya karar verdim. 15 sene sonra bu kararımdan çok memnun olduğumu söyleyebilirim.

Bu alanda kendini geliştirmek isteyen kişilere önerileriniz nedir? Nereden, nasıl başlamalılar?

Evrim konusunda Türkiye’deki en değerli kaynakların başında Dr. Çağrı Mert Bakırcı’nın kurduğu Evrim Ağacı  geliyor. Burada kısa popüler bilim yazıları yayınlanıyor ve aklınıza gelebilecek birçok sorunun cevabı anlaşılır ve öğretici bir şekilde okura aktarılıyor. Evrim Ağacında popüler bilim kitapları da tanıtılıyor ve satılıyor.

Dr. Çağrı Mert Bakırcı ve benim, yazarı olduğumuz bir Türkçe popüler bilim kitabı da birkaç ay önce yayınmandı. Genetikten Kuantuma – Genç Bilimcilerimiz Anlatıyor. Bu kitapta dünyanın farklı yerlerinde çalışan biz Türkiyeli bilim insanları evrim de dahil olmak üzere hangi alanlarda çalışmalar yürüttüğümüzü okuyucularla paylaştık. Bilime ilgisi olan herkese öneririm.

Bunun dışında İngilizcesi yeterli olan okurlara ‘Davies et al. (2012) Introduction to Behavioural Ecology, Fourth Edition’ ve ‘Futuyma & Kirkpatrick (2017) Evolution’ ders kitaplarını öneririm. 

Bu alanda çalışırken yaşadığınız olumlu/olumsuz deneyimler neler? Nasıl üstesinden geldiniz?

Doktoraya başladığım sene romatizma teşhisi ile sonuçlanan bir sağlık problemi yaşadım. Kronik ağrılarımdan ötürü bir sene doktoramı dondurup Türkiye’de tedavi gördüm. Bu aradan ve yaşadığım sıkıntıdan olsa gerek doktoraya başlama ve yeni bir ülkeye adapte olma fikri beni çok korkutmuştu. Bir de 2017 senesinde bölümümde yüksek miktarda asbestos bulunduğu için aniden kapatıldı, uzun süre deneylerime devam edemedim. Son olarak da malum pandemi yüzünden çalışmalarım çok aksadı. Bunlar dışında yaşadığım çoğu deneyim olumlu olduğu için kendimi şanslı hissediyorum.

Olumsuzluklar karşısında geliştirdiğim en önemli strateji kendimi çok hırpalamamak. Bazı şeyleri değiştirmek mümkün değil ve bu konuda çok üzülmenin ve umutsuzluğa kapılmanın kimseye yararı yok. Olaya daha serinkanlı yaklaşıp ‘’Peki, ben bu süreçte ne yaparsam en verimli olur?’’ diye düşünüp ona odaklanıyorum. Sonuçta hayat hep inişli çıkışlı olacak ve önemli olan büyük resme bakıp bir hedef doğrultusunda yavaş ama emin adımlarla ilerlemek. Ve kendini çabuk adapte edebileceğim esnekliğe sahip olabilmek.

Mesleğinizi icra ederken karşılaştığınız tepkileri/durumları toplumsal cinsiyet bağlamında nasıl aktarabilirsiniz?

Birçok meslek dalında olduğu gibi bilimde de kadınların kariyerlerinde ilerlemeleri erkeklere oranla çok daha zor. Benim gözlemlerime göre bunun başlıca sebepleri, kadınların sürekli olarak maruz kaldıkları örtük ön yargı ve özellikle çocuk sahibi olduktan sonra kadınların çokça artan sorumlulukları ve bunların kadın/erkek arasında orantısız dağılımı.

Örtük ön yargının üstesinden gelmek oldukça zor çünkü ön yargıyı gösteren kişi yaptığının farkında değil. Burada ön yargıyı gösteren sadece erkekler değil, herkes. Hatta kendimde ve bu yazıyı okuyanlarda da bu önyargının ister istemez olduğunu düşünüyorum çünkü bu şekilde yetiştirildik. Bunun en net kanıtı aynı CV’ye sahip bir kadın ve erkek olduğunda neredeyse her zaman erkeğin işe alınması ya da makaleler yazarları bilinmeden değerlendirildiğinde kadınların kabul edilen makale sayısının artması.

Ben bu tarz ön yargılar ile karşılaştığımda bunu yapanın iyi niyetli olduğunu biliyorsam ve farkında olmadan yaptığını hissedersem bir süre sonra bu konuyu kendisiyle açıkça konuşuyorum ve beni neyin rahatsız ettiğini dillendiriyorum. Şimdiye kadar bu çoğunlukla işe yaradı. Ama bunun dışında çevremdekilerle örtük ön yargı (kadınlara, ırklara, cinsel eğilimlere ve başka azınlık özelliklerine karşı) üzerine sıklıkla konuşuyoruz ve bu konuda okuyup kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. 

Sizin mesleğinizde çalışmak isteyen bir kız çocuğuna ne söylemek istersiniz1

Hayallerinin peşinden git derim. Küçüklüğümden itibaren etrafımda birçok kişi istediklerimi başaramayacağımı ve hayallerimin fazla uçuk olduğunu söyledi. Ama ailem her şeye rağmen beni hep destekledi. Hem başarılı bir bilimsel kariyer hem de aile sahibi olmak kesinlikle mümkün ama tabi ki çok çok çalışmak ve fazlasıyla şans da gerekiyor. Ama denemezsen elde etmen zaten mümkün değil. Elinden geleni yap ve seni mutlu edecek hayatı istemekten vazgeçme. Bir de yardım istemeye çekinme. Etrafında sana destek veren, yol gösteren mentorlerin olması çok önemli.

yazı

Merhaba ben Asena! Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Programı son sınıf öğrencisiyim. Şu anda Çapa Fen Lisesi’nde staj yapıyorum. SistersLab’de Görünürlük Çalışmaları ekibinde yer alıyorum. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü üyesiyim. Kulüp olarak insan hakları alanında hak temelli gönüllülük çalışmaları yürütüyoruz. Yapmaktan hoşlandığım diğer aktiviteler arasında biyografik film izlemek ve kitap okumak var. :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.