Esma Aydoğdu | Front-End Developer

Esma Aydoğdu | Front-End Developer

Bu hafta Görünürlük Çalışmalarımızda Front-End Developer Esma Aydoğdu bizlerle!

Esma’yı Twitter ve LinkedIn üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca Esma’nın blog sayfasını da incelemenizi tavsiye ederiz!

Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Merhaba! Ben Esma, 2018 yılında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Kendimi bildim bileli neyi istediğimi, nerede var olmam gerektiğini düşünüp duruyorum. 3.5 yıldır yazılım ile ilgileniyorum; bunun yanında bisiklet sürüyorum, koşuyorum, gördüğüm güzel ağaçların önünde durup uzun uzun bakıyorum.

Çalışma alanınız nedir? Bu alanı neden seçtiniz?

Şu an Beyn Teknoloji’de Front-End Developer olarak çalışıyorum. Bu alandaki üçüncü yılımın içindeyim. Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunuyum fakat bu alanda çalışmak istemediğimi daha okurken biliyordum. Web yazılımlarına ilgi duymaya başladım ve kendi kendime HTML ve CSS öğrendim. Bir şeyleri böylesine somut bir şekilde ortaya bu kadar kısa sürede çıkarıyor olmanın getirdiği o histen, çok uzun zamandır besleniyorum.

Bu alanda kendini geliştirmek isteyen kişilere önerileriniz nedir? Nereden, nasıl başlamalılar?

Bu alanda söyleyebileceğim en önemli şey, kendinizi geliştirmeyi başı ve sonu olan bir süreç olarak değil, bundan sonraki hayat tarzınız olarak görmeniz sanırım. En azından bu şekilde gördüğünüzde kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz ve yaptığınız şeyi seçmiş olmanın getirdiği güven ile kendinizi de daha iyi tanıyacaksınız.

Bu öğrenme yolunda farkettiğim çok önemli bir başka nokta ise dokümanlarla ilgili. Sonsuz sayıda makaleler, tutoriallar, videolar var. Doğru kaynağa ulaşamadığımız sürece hem zaman kaybediyoruz hem de öğrenme sürecinde aklımızda yanlış bağlantılar kurarak işimizi zorlaştırıyoruz. Bu yüzden her zaman ilk olarak orijinal dokümana yönelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Örneğin react mi öğrenmek istiyorsunuz? Bu linkten React’i geliştiren insanların yazdıklarını okumalısınız. Daha sonra bambaşka insanların geliştirdiği projeleri inceleyip, farklı yaklaşımlar ile tanışmalısınız. Bunun için de mutlaka İngilizcenizi geliştirmeniz gerekiyor. Fakat dil geliştirmeyi bu süreçten bağımsız görüp daha önce halletmeye çalışmak yerine beraber götürmenizi tavsiye ederim.

Bu alanda çalışırken yaşadığınız olumlu/olumsuz deneyimler neler? Nasıl üstesinden geldiniz?

Yazılım ile uğraşmak size aynı gün içinde hem harika şeyler bildiğinizi hissettirecek hem de hiçbir şey bilmediğinizi hissettirecek. Bu duygunun hep farkında olmak gerekiyor sanırım. Çünkü bu sebepler motivasyonun içten zarar görmesine sebep olmak üzereyken farkına varıp böyle hissetmek normal diyebiliyorsunuz. Burada da toplulukların önemi çok büyük.

Tıpkı sizin gibi hisseden, her gün öğrenmeye çalışan, sizin sorduğunuz ve soracağınız soruları soran insanlar ile tanışmak bambaşka kapılar açıyor. Uzaktan günün büyük kısmını bilgisayarına bakarak geçiren kulaklıklı insanlar olarak görünsek de aslında kurduğumuz sosyal ilişkiler, yolculuğunu bildiğimiz ve yolculuğumuzu bilen insanlar bize güç veriyor. Bu bağlamda size beni open source kültürü ile tanıştıran, sayesinde onlarca arkadaş edindiğim ve beraber proje geliştiren, hep birlikte kod yazıp cevap arayan insanlarla dolu Find Mentor sitesini tavsiye ediyorum.

Mesleğinizi icra ederken karşılaştığınız tepkileri/durumları toplumsal cinsiyet bağlamında nasıl aktarabilirsiniz?

Toplumun temel olarak cinsiyet rolleriyle şekil aldığını düşünürsek sadece iş alanında değil her alanda aslında bu koşullarda olduğumuzu söyleyebilirim. Bunlar her zaman kırmızı çizgilerle çizilmiş ve ayırt edilmesi çok kolay sınırlar olmayabiliyor ama dikkatlice incelediğinizde altında cinsiyetçiliğin sapasağlam var olduğu ifadeleri, tepkileri her yerde görebilirsiniz.

Ebru’nun bir önceki sayıda dediği gibi, çoğu kadın toplum ve ailesi tarafından daha ”sakin ve uyumlu” olacak şekilde hazırlanıyor hayata. Fakat yaşadığımız hayatta her işi herkes yapabiliyorken bu koşullardaki ”sakinlik ve uyumluluk” pasiflik ve teknik yetersizlik olarak yorumlanabilirken; daha girişken olmayı denerken ise ‘’dikkat çekmeye çalışmak’’ ile itham edilebiliyoruz.

En kötüsü de, dışarıdan itham edilmesek dahi, kafalarımızın içinde yaşayan ve bizi korumaya çalışan(!) patriyarka vekilinin her yaptığımız şey için bizi dürtüp, kendi dilinde bizi yargılayıp, olacaklar konusunda simülasyon yaşatıp bize geri adım attırmaya çalışması. Aklımıza yerleşen bu seslerin dışarıdan aldığımız bütün girdilerin bir sonucu olduğunu biliyorum. Bu sebeple, bu en basit ama bilinçaltımızın zehri olabilecek söylemleri, eylemleri fark ettiğimde sebeplerini anlamaya ve düzeltmeye çalışıyorum.

Gidilecek çok yolun olduğunu görüyorum ve bilmek istiyorum, başkaları da böyle hissediyor mu? Bunu gördüğümde, okuyup dinlediğimde güç topluyorum. Bu sebeple SistersLab’in çalışmaları çok değerli.

Sizin mesleğinizde çalışmak isteyen bir kız çocuğuna ne söylemek istersiniz?

Öncelikle bu heyecan verici alana hoş geldin. Sadece internete bağlı bir bilgisayarla müthiş işler yapacaksın ve bu yolda her an bir şeyler öğreneceksin. Öğreneceğin şeyler hiçbir zaman bitmeyecek ve bu yüzden bir sonraki adımı atabilmek için beklemen gerekmeyecek! Öğrenmeye ve üretmeye devam ettikçe doğru olanı yaptığını göreceksin.

Sağa sola savrulsan da denge konumunu bilen bir sarkaç gibi oraya tekrar tekrar döneceksin. Nasıl öğrendiğini, neyi sevdiğini, nasıl yaşamak istediğini kendinden öğrenmeye gayret et, yapılan iş, hayatın geri kalan kısımlarından kopuk bir parça değil; her şey iç içe ve birbirinden besleniyor. Son olarak, başaracakların konusunda kendine sınırlar çizme, işler hiçbir zaman beklediğimiz gibi gitmiyor 🙂

 

yazı

Ben Elif. Boğaziçi Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü hazırlık öğrencisiyim. SistersLab'de İçerik Sorumlusu olarak yer alıyorum.
Farklı alanlarda okumalar yaparak ilgi alanlarımı keşfetmeye çalışıyorum. Bu sıralar keman öğrenmeye çalışıyorum. Etnik müzikler dinlemek ve gezmek en sevdiğim şeylerden birkaçı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.