Ayşe Bilge Gündüz | Araştırmacı

Ayşe Bilge Gündüz | Araştırmacı

Görünürlük Çalışmalarımızda Araştırmacı Ayşe Bilge Gündüz bizlerle!

Ayşe Bilge’yi Twitter, Instagram, LinkedIn ve Youtube üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca Ayşe Bilge’nin blog sayfasını da incelemenizi tavsiye ederiz.

Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Ben Ayşe Bilge Gündüz. Lisansımı Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde tamamladım. Daha sonra bir firmada bir yıl kadar yazılım mühendisi olarak çalıştıktan sonra çocukluk hayalim olan akademiye geçiş yaptım. İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde yüksek lisansımı tamamladım ve bu esnada Yıldız Teknik Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalıştım. Doktorama başladıktan sonra yeni bir kararla akademiden özel sektöre dönüş yaptım. Şu anda bir yandan Yıldız Teknik Üniversitesinde doktora yapıyor; bir yandan da araştırmacı olarak siber güvenlik alanında Ericsson Araştırma ekibi içerisinde çalışıyorum.

Genel olarak çalışma konularım içerisinde zararlı yazılım tespiti, saldırgan makine öğrenmesi ve işbirlikçi öğrenme vb. bulunuyor. Bunlara ek olarak da kadınların teknoloji sektöründeki görünürlüğünü arttırabilmek için Informatica Feminale gibi yaz okullarında eğitimler veriyor, NotPinkCon gibi konferanslarda konuşmalar yapıyor ve Kadın Yazılımcı ekibinin aktif bir üyesi olarak çalışmalar yapıyorum. Tüm bunların yanı sıra boş vakitlerimde Muay Thai, yoga, ve bisiklet gibi spor ağırlıklı hobilerle birlikte sağlıklı beslenmek ve kitap okumak için de hatrı sayılır bir emek veriyorum.

Çalışma alanınız nedir? Bu alanı neden seçtiniz?

Çalışma alanım siber güvenlik ve yapay zeka. Öncelikle siber güvenlik ile ilgili çalışmaya başladığımda yeni mezundum; özellikle de zararlı yazılımlarla ilgili çalışma fikri beni çok heyecanlandırıyordu. Fakat önce uygulama güvenliği tarafında buldum kendimi ve hem çalışırken hem de bir şeyleri deneyimlerken çok eğlendiğimi fark ettim. Daha sonra yüksek lisans ve doktora döneminde yapay zeka ile ilişkili aldığım derslerle birlikte gördüm ki beni bu alanla ilgili çalışmak da çok heyecanlandırıyor. İki alanı bir araya getirince benim için Voltran oluştu ve gerçekten çalışmaktan çok keyif aldığım bir dünya içerisinde buldum kendimi.

Bu alanda kendini geliştirmek isteyen kişilere önerileriniz nedir? Nereden, nasıl başlamalılar?

Alan kocaman bir derya deniz, kendi alt kırılımları bile ayrı ayrı uzmanlıklardan oluşuyor diye düşünüyorum. Bu yüzden de bolca okuyarak ve deneyimleyerek başlamak gerek diye düşünüyorum. Örneğin makine öğrenmesi temeli için Coursera’daki Andrew Ng’nin Makine Öğrenmesi dersi alınabilir. Bunun dışında zararlı yazılım ya da uygulama güvenliği gibi siber güvenlik konuları için de herhangi bir kaynakla başlamalarını öneririm. Çünkü özellikle güvenlik tarafı bolca deneyimle anlam kazanıyor.

Bu alanda çalışırken yaşadığınız olumlu/olumsuz deneyimler neler? Nasıl üstesinden geldiniz?

Ben lisansı okurken birkaç olumsuz deneyim yaşadım; erkek olmaları sebebiyle kendilerinin yapmaları gerektiğine inananlar, çalışma arkadaşımın erkek olması sebebiyle işi yalnızca onun yapabileceğine kanaat getiren ve buna göre hareket eden hocalar gibi. Fakat tüm bunların ayrımcılık olduğu farkındalığı Kadın Yazılımcı grubuyla tanışmamın ardından oldu. Bu yüzden onlar benim olumlu deneyimlerimin başı diyebilirim.

Bunun dışında samimiyetle söyleyebilirim ki genel deneyimlerim olumlu. Örneğin; Barkın Kılıç ve Doruk Fişek sayesinde Mustafa Akgül Özgür Yazılım Kampında öğrencilerin karşısına çıkıp ders anlatabildim ilk kez. Sonrasında kendimde daha büyük cesaretler bulup Bremen Üniversitesindeki Informatica Feminale etkinliğinde 3 yıl üst üste Uygulama Güvenliği üzerine eğitim verdim. Bu alana girmek isteyen ya da girmiş ama olumlu/olumsuz deneyimleri bulunan dünyanın birçok yerinden birçok kadınla tanıştım böylece.

Mesleğinizi icra ederken karşılaştığınız tepkileri/durumları toplumsal cinsiyet bağlamında nasıl aktarabilirsiniz?

Mesleği icra ederken eğer başarılı görülen bir kadınsanız sanki hep diğer kadınlardan farklıymışsınız ve bir istisnaymışsınız gibi muamele görüyorsunuz. En azından benim deneyimim böyle. En sık duyduğum cümlelerden biri “keşke diğer kadınlar da sizin gibi olsa” ve buna benzeyen cümleler. Oysa ben de diğer kadın arkadaşlarım gibiyim, onlar kadar sektördeki durumuma ve bilgime dair özgüvensizlik ve anksiyete yaşıyorum. “Acaba yanlış sektörde miyim, başaramıyor muyum?” diye kendimi çok sorguladım. Bu yüzden kendimce bu “kadın kadının düşmanıdır” ve “kadınlar yapamaz” gibi bize büyütülürken dolaylı olarak olarak öğretilen ve sürekli her yanda kulağımıza fısıldanan bu negatif öğretileri reddediyor ve dayanışmaya inanıyorum. Ben ya da bir başka arkadaşım daha görünür ya da daha çok sesi çıkıyor diye daha başarılı değiliz. Birbirimizden farkımız en fazla birkaç deneyim ve eğitim fazlası/eksiği ve çok hızlı kapanacak bir fark bu. Kapanmayacak olan fark bizim bu sektörde sanki istisnaymış gibi ötekileştirilmemiz ve bunu kabul etmemiz olabilir. Bu yüzden de ben özellikle aynı sektördeki kadınlar olarak dayanışmamız ve birlikte bu yaşanan ayrımcılığa karşı mücadele etmemiz gerektiğine yürekten inanıyorum.

Sizin mesleğinizde çalışmak isteyen bir kız çocuğuna ne söylemek istersiniz?

Bu çok güzel ve eğlenceli bir meslek, eğer ilgin varsa durma koş gel. Çünkü sen bir kız çocuğu olarak, gelme cesareti verilmesine ihtiyacın olmadan gelebildiğin gün bu cinsiyete dayalı ayrımcılık problemini aşmış olacağız. O zaman hepimiz mesleğimizde adil ve mutlu bir şekilde çalışabileceğiz.

yazı

Ben Elif. Boğaziçi Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü hazırlık öğrencisiyim. SistersLab'de İçerik Sorumlusu olarak yer alıyorum.
Farklı alanlarda okumalar yaparak ilgi alanlarımı keşfetmeye çalışıyorum. Bu sıralar keman öğrenmeye çalışıyorum. Etnik müzikler dinlemek ve gezmek en sevdiğim şeylerden birkaçı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.